Geceleri yukarıya baktığımızda gördüğümüz şey yıldızlar ve karanlıktır. Peki evren aslında gerçekten karanlık mıdır?

Uzay aslında karanlık değildir. Gözlerimiz mikrodalga seviyesini görmeye tasarlanmadığı için gördüğümüz şey karanlıktır. Eğer görebilseydik 13,7 milyar yıl önceki Big Bang’in evrenin her yerine bıraktığı ışınımları görebilirdik. İşte bu ışınımlara Kozmik Mikrodalga Arkaplan Işıması diyoruz.

Peki Big Bang’in en büyük destekçisi olan bu ışıma nasıl keşfedildi?

Arno Allan Penzias ve Robert Woodrow Wilson isimli iki astronom tarafından tesadüfen keşfedildi. Bu iki astronom, Samanyolu’ndan gelen radyo görüntülerini incelerken bir radyo paraziti keşfettiler. Bu parazitin radyo teleskopundan kaynaklandığını düşündüler ve defalarca temizlediler fakat sonuç değişmedi. Üstelik bu parazit evrenin her yerinden eşit bir şekilde geliyordu. Bu da Güneş Sistemimizin veya Samanyolu’nun dışından geldiğini açıklıyordu.

Zaman ilerledikçe parazitin aslında büyük patlamadan sonra meydana gelen ışınım olduğu anlaşıldı. Doopler etkisine göre bizden daha uzak ve daha hızlı
uzaklaşan yıldızların spektrumları kırmızıya; bize daha yakın ve daha yavaş
uzaklaşan yıldızların spektrumları ise maviye kayıyordu.

1989 yılında NASA, atmosfer dışında hassas ölçümler yapmak için özel COBE sondası gönderdi. COBE’nin gönderdiği resim evrenin kabaca bir ışınımını gösteriyordu. COBE’nin görevi sona erince 2001 yılında WMAP sondası gönderilerek evrenin daha ayrıntılı ışınımını resmetmiştir. Halen bu resim kullanılmaktadır.

COBE’nin evrenin kabaca ışınımını resmettiği görüntü.
WMAP’in evrenin ışınımını resmettiği görüntü.

 

Aslında çok fark etmesek de bu ışınımı günlük hayatta da görüyoruz. Mesela analog televizyonumuzda yayın koptuğunda oluşan karıncalanma ve radyo frekansını değiştirirken çıkan ses bu ışınımın göstergesidir.

Bilimle kalın!

Kaynakça:

https://tr.m.wikipedia.org/wiki/Kozmik_mikrodalga_arka_plan_ışıması

www.bilimvetekno.com

 

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here