Uzun süre bekleyip, içime sinen yazılarla geri dönüyorum aranıza. Bu yazıda gene içime sinen yeni ama sağlam köklü bir dergiden bahsetmek istiyorum: TR!P.

Aslında bahsetmek istememin şöyle bir ayrıntısı var, hem kendime anı kalsın hem de belki olur da araştırırken bu yazıyı bulursa ilk okuyucularından birisi kendi zamanlarına nelerin değiştiğini görsün istedim. Kısacası amacım, tarihte birlikte eskiyelim, gelişelim ve hatırlanalımdı.

Fotoğrafta TR!P dergisinin ilk üç sayısının kapak fotoğrafları görünmekte.İlk kapakta Marilyn Monroe, ikinci kapakta Charlie Chaplin, üçüncü kapakta ise V for Vendetta ve Natalie Portman bulunmakta.

 

Eskiden beri olan dergi okuma alışkanlığımı maalesef okuldaki çalışma yoğunluğum ve biraz da web ortamından okumaya başlamam yüzünden bırakmıştım. Acısı yeniden dergi alınca hissediliyormuş. Aslında tam okumak istediğim, içime sinen bir dergi buluyordum desem yalan olur. Ya edebiyat ya da bilim içerikli dergiler almak zorundaydım ki, öğrenci olarak bazen bu büyük bütçelere de neden oluyordu, özellikle benim gibi kitaplarına parayı gömmüş biriyseniz. Açıkçası biraz pimpirikli davranarak ilk 3 sayıyı bekledim çünkü burada fikrimi okuyacak bir kişiyi bile umutlandırıp, yüzüstü bırakamazdım.

Fotoğrafta dergide Friends dizisinin içeriği olan yazısını inceliyordum. Bu fotoğraf yine ilk sayıya ait.

Biraz daha dürüst olmak gerekirse yıllardan beri süregelen soğuk yemeğin ısıtılıp ısıtılıp önüme getirilmesi de beni yormuştu ve bu yüzden dergi almıyordum. Şöyle ki yıllardır dergi kapağında gördüğüm şeyler Mars’taki su olasılığı, Hawking-Einstein’ın 12 çalışma prensibi, DNA’nın sarmallarını geçmiyordu konular. Bu yüzden bilimin, sanatın ve edebiyatın ortak olduğu bir yolda tam karşıma çıktı TR!P.

 

PEKİ NEDİR BU TRİP?

Fotoğrafta beni TR!P dergisinin ilk sayısını incelerken görüyorsunuz. Kafamızı kaldıramıyoruz efendim 🙂

Yazının bu kısmında kredi vermem gereken biri var. Sanırım hepimizin yakından tanıdığı, tanışmadıysanız da mutlaka araştırmanız gereken bir bilim insanı Mete Atatüre. Kendisinin instagram hikayelerinde görüp, dergide yazmaya başladığını gördüm ve dedim ki almalıyım. Bulması benim için uzun sürdü çünkü yaşadığım yere en yakın büfe kapanmıştı ancak birden yana yakıla ararken okul çıkışı bir büfede rastladım. İşin açıkçası içeriği çok anlatmak istemiyorum çünkü alın ve okuyun istiyorum, biliyorum ki ne kadar anlatsam da alıp, açıp, okumadıkça size samimi gelmeyecek anlattıklarım. Bunun dışında dergide neler olduğu konusuna gelirsek,derginin yayın yönetmeni Murat Arda’nın ilk sayıdaki sözlerine yer vermek istiyorum:

”Bilim ile müzik kültürünü, sanat ile mizahı, sinema ile felsefeyi,edebiyat ile çizgi romanı, tarih ile bilim-kurguyu, popüler ama haysiyetli olanla alternatif ama hakikatli olanı, punk ruhu ile güncel sanatı TR!P dergide harmanlamak istedik.”

Ve o çok bahsettiğim Charlie Chaplin kapağı, neredeyse sürekli bakıyorum ve gözlerimi alamıyorum. Sanki bana ait bir iz saklıyor bakışında.

Aslında yukarıda tam okuduğunuz gibi her şeyin harmanlandığı iç içe olurken bir o kadar da kendinden bağımsız yazıların oluşturduğu bir dergi. Bunun yanı sıra derginin görselleri yine insana ayrı bir görsel festival sunuyor. Özellikle derginin ikinci sayı kapağındaki Charlie Chaplin’in fotoğrafı benim için tam bir tutku oldu. Dergiyi ve posteri görebileceğim yerlere koyup, göz çevirip sürekli bakıyorum çünkü bakışların derinliğini çok içten hissedebiliyorum. Bunun dışında derginin her sayısında yeni yazarlar tanıyor ve daha önce tanıdığınız yazarlarla karşılaşabiliyorsunuz. Örneğin: Cambridge’li bilim kedisi Mietziko ve Ödüllü Bilim-Kurgu Yazarı Tevfik Uyar. 🙂

Yazımı çok uzatmadan, çok içeriğe girmeden ve  sıkmadan burada sonlandırmak istiyorum. Eğer dediğim gibi bir sürü konuda içerik üreten ve bir sonraki sayıyı heyecanla beklediğiniz bir dergi arıyorsanız, burada ki çağrılarıma kulak verin derim. Umarım beğenirsiniz ve umarım daha çok kitleye ulaşan bir dergi olur çünkü her harfine değiyor. Kendileriyle iletişime geçtiğiniz ilk andan itibaren sizi bir okuyucu yerine bir parçaları olarak görüyor ve geri dönüt veriyorlar. Siz de bir parçası olmak istiyorsanız, çok zaman geçmeden en yakın bayiden alın derim. İyi okumalar Sevgili Okur, bilimle kal!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here