Hep kalıp kullanırım ben sende,

Sığdıramadığım için.

Kalıp gidememek en kolayı ama,

Kalıp gitmek en zoru.

Sesin güz,

Nefesinden çocuklar doğar,

Tek gözyaşında düğmeler sökülür.

Bilmelisin;

Bir fotoğrafın var,

Solmuş, sarı,

Çünkü hep cebimde,

Ve hep dolandığından.

Dillerimden dudakların akar,

Gözbebeklerimden silüetin çıkar;

Ben de kollarını kaybettim.

Ancak tek bir cümle çıkabilirdi o an;

“Vicdan huysuzlaştırılmış,

Kimselere bırakılmamış.”

Kayıp sen ben değil hep,

Bizden,

O an işte tek bir sonuç çıkartılabilirdi;

“Düştüğümüz kuyunun hep bir dibi var ama,

Ağızdan çıkanın dibi olmaz,

Ağızdan çıkanın duyu olmaz.”

İşte o an tek bir sonuç çıkartılmıştı bize dair;

Koparılmış düğmeler,

Doğan çocuklar,

Hepsi bir sonuca bağlı kaldı.

Bir bağlı kalınmamış veda anı o an,

Aslında en başından kalan bize dair.

Gökten düşen her sözün gerektirdiği gibi,

Yasakların,

Ahlakın,

Her kanunun gerektirdiği gibi

Bağlı kalınan o sonuç.

Gökler kadar da berrak değildi hiç.Saçların kadar ağlamaklı olabilirdi ama hiç olmadı.Yol türküleri hep çığırırdı saçlarını tararken.Senden gidebilmek çok uzun bir yoldu çünkü.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here