Merhabalar, sizlerle üç günlük uzay kampı deneyimimi paylaşacağım bir yazı yazmak istedim ve bunun için gerçekten çok heyecanlıyım.

“Uzay Kampı nasıl bir yer? Neler yapılıyor?” sorularını üç günlük deneyimlerimden yola çıkarak üç bölüme ayırarak hazırlayacağım bir yazı olacak. Keyifli okumalar!

Uzun süredir okulumu da dahil edebileceğim bir etkinlik yapmak istiyordum. Bunun için sosyal medyada gezinirken Uçan Süpürge Kadın İletişim ve Araştırma derneğinin gerçekleştirdiği  Bilim ve Teknolojide Kız Çocuklar isimli projesi karşıma çıktı. Araştırma yaptıktan sonra amaçları ve yaptıkları etkinlikler gerçekten çok hoşuma gitti ve ben de ‘Neden benim de okuluma gelmesinler?’ düşüncesiyle okuluma davet ettim ve bu yolla tanıştık. 🙂

Okulumuz tarafından kaynaklı bir problem yüzünden etkinliği gerçekleştiremediğimiz için çok üzülmüştüm fakat Bilim ve Teknolojide Kız Çocuklar’ın ‘uzay kampı’na götüreceği kız çocuklar arasına seçilince hayatımdaki en inanılmaz mutluluğu yaşadım.

8 Haziran’da kampa gitmek üzere yola çıktım. Bilim ve Teknolojide Kız Çocuklar, proje dahilinde 15 kız çocuk seçerek uzay kampı deneyimini yaşatmak için tüm masraflarımızı karşılamıştı.

1.GÜN

Tüm takım İzmir Adnan Menderes Havaalanı’da toplanacaktık. Ona göre ayarlanmıştı ulaşımlarımız. Ben indiğimde, bize bu imkanı sunan proje koordinatörü Deniz Abla ile benden önce gelen arkadaşlar  beni karşıladılar 🙂 Birbirimizle sevgi dolu kucaklaştık. Tüm takım tamamlanınca servise binip uzay kampının yolunu tuttuk.

Uzay kampının giriş kapısı bile beni büyülemişti. İçeri girdikten sonra tişörtlerimizi, yaka kartlarımızı aldık, yatakhanelere yerleştik ve kuralları bize hatırlattılar.

Giriş kapısının yanında bulunan SaturnV roketinin maketi
Giriş Kapısı

Takım liderimiz Cihan Abla bizi astronotlar için tasarlanmış kıyafetlerin olduğu odaya götürdü. Astronotların bu kıyafeti niçin giydiklerini, giyilmediği takdirde başlarına nelerin geleceğini ve bu kıyafetin hangi etmenlere karşı koruduğunu konuştuk. 1960’larda astronotların gümüş renkli kıyafet giymesinin nedenini bilimsel olarak düşünüyorduk. Meğer o yıllarda moda olduğu için gümüş renkli astronot kıyafeti giyiyorlarmış. 🙂

Astronot kıyafetleri

Uzay giysileri hakkında eğitimimiz bittikten sonra simülatörlerin olduğu alana gittik. Uluslararası uzay istasyonunun, uzay mekiği Discovery’nin ve yer kontrolün neredeyse birebir simülatörleri vardı. Daha sonra bu simülatörleri gerçekleştireceğimiz uçuş görevinde kullanacağımızı öğrenince hiçbirimiz yerimizde duramadık ve bu simülatörlerin nasıl kullanacağımızı öğrendik.

Uçuş görevinde kullanacağımız simülatörler anlatıldı.

Akşam Apollo 11 odasına gittik. Duvarda Neil Armstrong’un “That’s one small step for a man, one giant leap for a mankind.” -Türkçesi: ”Benim için küçük, insanlık için büyük bir adım.” – yazıyordu. Herkes istediği yere geçtikten sonra uzay alanında gerçekleştirilmiş ilk görevleri ve en önemli olayları tartıştık. Gözlem yapmaya gitmeden önce bir sonraki gün gerçekleştireceğimiz uçuş görevi için görevlerimizi seçtik ve prova yaptık. -Ben uçuş uzmanı 1 rolündeydim.- 🙂

Neil Armstron’un sözü 🙂

Sağdan sola; refakatçi öğretmenimiz Deniz Abla, Dilara, Betül, ben, Beyza

Sıra gözlem saatine gelmişti! Çatı katındaki teleskobun yanına gittik ve Venüs gözlemi yapmak için sıraya girdik. Ne yazık ki ışık kirliliği ve rüzgar yüzünden net göremedik ama her şeye rağmen Venüs tüm güzelliğiyle oradaydı! Yatakhanelere gitmeden önce duvarda kocaman bir gök atlası olan odaya girdik. Gök atlasının neyi ifade ettiğinden ve nasıl kullanıldığından bahsettikten sonra biraz da bigbang teorisi hakkında konuştuk.

Gök Atlası

Gök bilimdeki gelişmeler

Üzerimizdeki tatlı yorgunlukla yatakhanelere gittik ve mesut bir şekilde yastığa başımı koydum. Bana sunulmuş bu güzel imkan için bir kez daha şükrettim.

Birinci gün yaşadığım olayları bu şekilde anlatarak yazının sonuna geldik. 🙂 İkinci günü anlatmak için sabırsızlanıyorum.

Okuduğunuz için teşekkürler!Sevgiler.

 

1 YORUM

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here