Merhabalar! Uzay kampındaki ikinci günümü sizlere anlatmaya çalışacağım. Umarım faydalı olur.:) Keyifli okumalar!

2.GÜN

Sabah bizi uyandırdıklarında hala üzerimdeki yorgunluk gitmemişti ama bu yorgunluk hiçbir şeye engel değildi. Kahvaltıdan sonra sıcak hava balonu yapmak için beşer kişilik üç tane grup oluşturduk ve her grup kendi sıcak hava balonunu yapmaya başladı. Hani grup çalışmanız olur da tüm her şeyi siz yaparsınız ya öyle bir şey kesinlikle olmadı. Gruptaki her bir kişinin bir görevi vardı ve boş duran yoktu. İlk defa gerçekten takım olmayı ve takım ruhunu hissettim. Birlikte yaptığımız ve birlikte bitirdiğimiz sıcak hava balonlarımızı daha sonra uçurmak üzere bir kenara koyduk.

öğrenciler takımlara ayrılmıştır ve her takım kendi sıcak hava balonunu yapmakta.

sıcak hava balonunun ağzı için kullanılan kağıtta Moon Takımı yazıyor ve ay resmi çizilmiştir. hemen yanında da sıcak hava balonu yapan takım arkadaşlarının ismi yazıyor. yukarıdan aşağıya; özgenur(yanında güneş resmi), öznur(yanında polonyum protonu yazıyor), duygu(yanında dört tane renkli yıldız var), fatma(yanında parantez içinde teğmen yazıyor ve güneş resmi var), şeyma(satürn resmi var ve parantez içinde pozitron yazıyor) ve en aşağıda #spacecamturkey yazıyor. kağıdın üstünde de takım arkadaşların yaka kartları sırayla dizilmiş.

Görevimiz tehlike oyununu -Damalı zeminin önünde gruplar oluşturulur daha sonra oyunu kontrol eden kişi gizli bir yol belirler. Her bir grup sırası geldiğinde bir kareye basar; doğruysa yola devam eder, yanlışsa sıra diğer gruba gelir ve baştan başlayarak en son bilinen noktaya gelinip tekrar kare seçer ve belirlenen gizli yolu bulan grup kazanır.-oynamak üzere dışarı çıktık. Zamanımız olduğu için hep beraber top oynadık. Dinlenirken toplumsal cinsiyet eşitliği hakkında takım liderimiz Cihan ablayla beraber sohbet ettik.

damalı zeminin beyaz karesinde oyuncu durmakta ve arkada diğer takım arkadaşları sırada durmakta.
görevimiz tehlike oyunu

Zamanımız dolunca bir önceki gün iki tane seçtiğimiz astronot simülatörlerini kullanmak üzere içeri geçtik. Sıfır yer çekimi duvarı, 1/6 yer çekimi koltuğu, MAT ve SSMT simülatörlerinden SSMT ve sıfır yer çekimi duvarını seçtim. -Program kapsamında dört simülatörden iki tane kullanma hakkımız vardı.-

İlk olarak sıfır yer çekimi duvarını kullandık. Sisteme ağırlığımız kadar su yükleniyor ve kendimizi serbest bıraktığımızda dengede kalıyoruz. Bu da bize sıfır yer çekimi deneyimini sunuyor. Duvara tırmanırken gerçekten çok zevkli ve kolaydı fakat iniş benim için beklediğimden de zor oldu. Arka kol kaslarımızı çok sık kullanmadığımız için ilk başta tutunup kendimi aşağıya çekemedim ama biraz başarınca devamı da kolay oldu.

demirlerden oluşan bir duvar var ve iki kişi demirlerden tutunarak yukarı çıkmaya çalışıyor.
sıfır yer çekimi simülatörü
demirlerden oluşan bir duvar var ve bir kişi demirlerden tutunarak yukarı çıkmaya çalışıyor.
sıfır yer çekimi simülatörü

1/6 yer çekimi koltuğunu ise bize ay yer çekiminde yürürken neler yaşadığımızı gösteriyordu. Sistem ağırlığımıza göre bizi kaldırıyor ve yukarıdan yaylarla desteklendiği için ay yüzeyinde yürüyormuş gibi hissettiriyordu. Bu simülatörde astronotların ay yüzeyinde yürüme teknikleri de gösterildi. -Ne yazık ki seçmediğim için binemedim.-

talimat olarak zeminde siyah ayak izleri konulmuş, koltukta birisi oturyor ve arkada öğretmen var. öğrenci yerden yüksekte değil.
1/6 yer çekimi simülatörü
talimat olarak zeminde siyah ayak izleri konulmuş, koltukta birisi oturyor ve arkada öğretmen var. öğrenci yerden yüksekte
1/6 yer çekimi simülatörü

Sırada herkesin kullaunacağı Hurricane 360 Vr vardı. Simülatörün olduğu alana geldik ve sırayla VR gözlüklerini takıp sanal dünyanın içine daldık.

yanyana üç tane 360 derece hareket edebilen turuncu koltuk vardır.
Hurricane 360 VR simulatör koltukları

Artık uçuş görevimizi gerçekleştirebilirdik. Herkes görevinin başına geçti. Kimi rokete, kimi yer kontrole kimisi de ISS’e gitti. Ben uçuş uzmanı 1 olarak roketin içerisindeydim. Herkesin bir görevi vardı ve bunu ciddi bir şekilde gerçekleştiriyorduk. Kimisi komut veriyor, kimisi deney yapıyor, kimisi EVA -araç dışı görev- yapıyor, kimisi hata verildiğinde düğmeleri doğru konuma getiriyor, kimisi de üstlendiğimiz görevlerin ne anlama geldiğini ve ne için yaptığımızı açıklıyordu. Görevim sırasında EVA yaptım ve bu görev için 5DF Chair -uzayda sürtünme oladığı en ufak bir etkinin yarattığı tepkiyi gösteren simülatör- simülatörünü kullandım. Uydunun eksik parçasını takınca tekrar mekiğe döndüm.

simülatör koltuğu vardır.tutunmak için koltuğa bağlı demir kollar vardır.bu koltuğa çıkabilmek için iki basamak vardır.
5DF Chair

Herkes başarılı bir şekilde görevini yerine getirdi. Takım liderimiz Cihan abla canlandırdığımız uçuş görevini çok beğendiğini ve tebrik ettiğini söyledi. Hep beraber bilgisayar odasına geçtik. Burada ISS’in parçalarını ve özelliklerini inceledik. Daha sonra bilgisayarlardan kendi ISS’lerimizi tasarladık. Açıkçası benimki çok şekilsiz oldu. 🙂

Discovery roketinin gerçek boyutundaki baş kısmı vardır.
Discovery
ISS'in silindir şeklinde simülatörü vardır. camlardan içerisi gözükmektedir. Sarı koltuklar, ekranlar ve düğmeler vardır.
ISS
discovery'nin yerdeki uçuş kontrol merkezi vardır. içeride nasa'nın çalışanlarınınki gibi masalar ve ekranlar vardır ve uçuşu yerden kontrol eden öğrenciler vardır.
Yer kontrol
Discovery'nin uçuş sırasındaki gökyüzü görüntüsü bilgisayar ekranında belirmiştir.
Discovery’nin uçuşu
discoveryde yan yana mavi koltuklarda oturmuş 3 kargo uzmanı ellerindeki senaryoyu okumaktadır. Discovery, yer konrtolden kamera ile izlenebildiği için fotoğraf kamera görüntüsünden çekilmiştir.
Kargo uzmanları

Bir sonraki durağımız ‘uzayda tarım’dı. Uzaya toprak götürmek çok masraflı olduğu için cam yün kullanılarak topraksız tarım gerçekleştiriliyordu. Laboratuvarda da topraksız yetiştirilen bitkiler vardı.

laboratuvarda büyütülen topraksız bitkiler aralıklarla dizilmiştir.
topraksız tarım

İncelememizi bitirdikten sonra mars yüzeyinin yere döşendiği koridordan mars odasına gittik. Duvarda mars yüzeyinin yansıtıldığı kubbe ve önünde akülü araba boyutunda bir rover vardı. Rovera sabitlenmiş kumanda sayesinde Mars’ın yüzeyinde gezinerek her bir durakta mars hakkında yeni bir bilgi öğreniyorduk.

rover simülatörü vardır ve simülatörde koltuk ve bilgisayar ekranı bulunmaktadır.
rover simülatörü
Duvarda kubbe şeklinde biro yuk vardır ve mars yüzeyi buraya yansıtılmıştır.
görevimiz mars
mars odasına giden yol, marsın yüzey pürüzünü canlandıracak şekilde döşenmiştir.
mars odasına giden yol

Yaptığımız sıcak hava balonunu uçurmak üzere Mars odasından ayrıldık. Simülatörlerin olduğu alana geldik ve orada uçurduk. Balon, sıcak hava sayesinde tavana kadar yükseldi fakat kapalı alanda yaptığımız için bir süre sonra süzülerek indi.

iki kişiden birisi sıcak hava balonunu tutuyor diğeri sıcak hava tüpü ile balonu şişirmektedir.
sıcak hava balonu

Programımızda sırada MAT vardı ve uzay gemisinin kontrolü kaybedildiğinde neler hissettiğimizi gösteriyordu. MAT’taki yörüngeler ve koltuk her yöne eşit bir şekilde dönüyor. Bu dönme sırasında midemiz odak noktasında olduğu için bulanmıyor, orta kulağımızdaki sıvı da dengede kalıyor. Bu yüzden uzay gemisinin kontrolü kaybedildiğinde ne başımız döner ne de midemiz bulanır. Maalesef ki ben bu simülatörü seçmediğim için kullanamadım ama kullanan arkadaşlarım hiç bir etki yaşamadıklarını söylediler.

üç tane çember iç içedir ve ortasında koltuk vardır.
çok eksenli simülatör
üç tane çember iç içedir ve ortasında koltuk vardır. dönmektedir.
çok eksenli simülatör

Son kullanacağımız simülator SSMT’ydi. SSMT, Amerika’nın ilk uzay istasyonu olan Skylab’deki astronotların nasıl egzersiz yaptığını gösteren simülatördü. Çemberde 360 derece koşabiliyorduk!

Çemberin merkezinde koltuk vardır ve 360 derece dönebilmektedir. Koltuğa oturan kişi çember içerisinde 360 derece koşabilmektedir.
SSMT
Çemberin merkezinde koltuk vardır ve 360 derece dönebilmektedir. Koltuğa oturan kişi çember içerisinde 360 derece koşabilmektedir.
SSMT

Akşam yemeğinden sonra planetaryum için çatı katına çıktık. İlk olarak gökyüzündeki takımyıldızlarını inceledik. Daha sonra da asteroidlerle ilgili bir belgesel izledik. Planetaryumda takım yıldızlarını incelerken başım dönüyor, midem bulanıyordu çünkü çok yorulmuştum ve bir gün içinde birden fazla eğitim almıştık.

astronot vardır.
planetaryum
yıldızlar vardır.
planetaryum

Son eğitimimiz için konferans salonuna gittik. Astronotların uzayda nasıl yaşadıkları hakkında sunum yapıldı. Aslında günlük kullandığımız şeyler Dünya’dan önce uzayda deneniyor. Daha sonrasında kullanışlı ise halka sunuluyor.

konferans salonunda öğrenciler ve sunum yapan öğretmen var. ekranda "astronot olmak için!" yazmaktadır.

Aşırı yorucu bir günün sonunda yatakhaneye gittik fakat o yorgunluğumuza rağmen son günümüz olduğu için birkaç kişiyle uyumayıp sohbet ettik ve yakalanmadık!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here