Merhabalar tekrardan. Bu yazımda sizlere Haziran ayında katıldığım Kodluyoruz Derneği’nin ve Microsoft’un beraber yürüttüğü fikir maratonunda neler yaşadığımdan bahsetmek istiyorum.

Bu yarışmayı uzay kampında refakatçi öğretmenimiz Dilhayat Abla sayesinde gördüm. Ben de başvurumu yaptım çünkü eğer takımımız kazanabilirse Kaş’a gidip toplumsal sorunlara karşı geliştirdiğimiz uygulamayı kodlama öğrenerek hayata geçirebilecektik.

Birkaç gün sonra başvurumun kabul edildiğini söylemek için aradılar. Çok mutlu olmuştum fakat ulaşımımın sıkıntı olduğunu söyledim ve karşılamaya çalışacaklarını söylediler. Gerçekten ne kadar teşekkür etsem az.

Gece biraz uzun ve sıkıntılı bir yolculuk geçirmiştim fakat sabah Ecem ablayı görünce moralim yerine geldi:) Microsoft’un binasına doğru yürüdük. Girişte kontrolden geçerek ziyaretçi kartlarımızı aldık ve etkinliğin olacağı Jüpiter çalışma salonuna geçtik. Diğer katılımcılar da gelmeye başlamıştı.

Her takım için masalar hazırlanmıştır.
Takımların çalışma masaları

Masalar hazırlanmış, önceden belirlenen takım arkadaşları yerlerini almıştı. Takım mentorumuz Aykut Abi de gelince birbirimizle tanıştık.

Toplumsal sorun olarak cinsiyet eşitliği, hayvan hakları, doğal afetler, çevre ve engellilik olarak beş ana başlıkta gruplara ayrılmıştık. Her başlık da kendi içerisinde iki takıma ayrılmıştı. Ben Engellilik-1 takımındaydım.

Etkinlik başladı ve dernek hakkında bize bilgi verildi. Daha sonra Engellilik-2 takımıyla masalarımızı birleştirdik ve engelli bireylerimizin sorunlarını başlıklar halinde belirledik. Bize Engelsiz Pedal Derneği’nden Özgür Abla da eşlik etti. Ulaşım, eğitim, güvenlik ve alışveriş olarak dört genel soruna ayırdık.

Konu hakkında fikirlerimiz oluşmaya başladı ve masaları tekrar ayırarak Engellilik-1 olarak eğitim sorununu seçtik. Engelli bireylerimizin eğitim konusundaki sıkıntılarını belirleyerek bir mobil uygulaması yapmaya karar verdik. Uygulama şu şekilde olacaktı:
•Gönüllü kişiler, hazırlanan forma göre hangi derste daha iyiyse o dersin kitabını seslendirerek uygulamaya kaydedecek.
•Engelli bireyimiz ise gönüllüyü puanlandırabilecek.
•Gönüllü ve engelli birey uygulama sayesinde online görüşme ile soru tartışabilecek. Ayrıca iki engelli birey de online görüşme yaparak anlamadıkları yerleri tartışabilecek. Böylelikle hem önlerindeki engeli biraz da olsa azaltabilecek hem de sosyalleşip bilgilenecek.
Sorunu belirledik, teknolojik çözüm önerisinde bulunduk, sunumumuzu bitirdik ve sıra sunmaktaydı. Sunmaya ben başladım. Biraz şaşırsam da takım arkadaşlarım müthiş bir şekilde sundular.

ışıklı bir şekilde enjoy yazılıdır duvarda önünde yemek masaları vardır. fotoğrafa parlak yazıyla ok! yazılmıştır.

Her takım kendi sunumunu bitirdikten sonra birinci takımın açıklanmasını bekledik. Birinci olan takım cinsiyet eşitliği 2 takımıydı. Kadına şiddet konusunu seçmişlerdi. Kadının hem şiddete maruz kaldığı anda hem de şiddet sonrasında yanı başında olan bir mobil uygulama geliştirmeyi düşünmüşlerdi. Şiddet veya taciz anında telefonun kapama düğmesine basılı tutarak telefonu sallayıp ekrandaki kırmızı butona basınca telefon kilitleniyor ve kamera-ses kaydı aktifleşiyor. Daha sonra önceden belirlediğiniz kişilere ve polise bildirim gidiyor. Uygulamanın genel özellikleri böyle.

Her bir takımın fikirleri gerçekten çok güzeldi. Üstelik kimse birbirini tanımıyordu. Takım çalışması böyle bir işte!

Birinci takımı canı gönülden kutluyorum. Umarım Kaş’ta çok zevkli zamanlar geçirerek uygulamayı hayata geçirebilirler.:)

Birinci olamasak da çok kıymetli zaman geçirdim. Altı saat boyunca çok güzel insanlarla tanıştım. Kimin aklına gelirdi böyle bir yerde bulunabileceğim! 🙂

takım liderimiz ve benimle beraber toplam 6 kız öğrenci bulunmakta.
Takım liderimiz Aykut Abi ve takım arkadaşlarım

Hayatın hangi kapıyı açıp hangi kapıyı çarpacağı belli olmuyor. Güç bizimle olsun!

Okuduğunuz için teşekkür ederim.

Sevgi, umut ve bilimle kalın!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here