Herkese merhaba! Bu yazıda size bugüne kadar izlemeyi ertelediğim için pişmanlık duyduğum bir başyapıttan söz edeceğim.

Polonya’lı ünlü piyanist Wladyslaw Szpilman’ın İkinci Dünya Savaşı sırasına yaşadıklarını kendi ağzından anlattığı Piyanist isimli kitabından sinemaya uyarlanmıştır.
Gaunt Adrien Brody, 1939 Nazi işgali sırasında Varşova radyolarında canlı yayın yapan ünlü bir piyanist olan Szpilman’ı canlandırıyor.

Szpilman ve ailesi işgalden sonra zorunlu olarak bir Yahudi mahallesine taşınmaktadır. Sefil ve parasız olan bu aileye polis olmaları için teklif gelir. Yahudi bir polis olup Hitler’i destekleyenlerle işbirlikçi olmayı reddederler. Ama Szpilman’ın ünü sayesinde ailesine çalışma izni çıkarılır.

Ailesi ve diğer Yahudiler Auschwitz’e giden kamyonlara yüklenir. Auschwitz-Birkenau, Nazi Almanyası tarafından II. Dünya Savaşı döneminde kurulmuş en büyük toplama, zorunlu çalışma ve sistematik katliam kampıdır. Szpilman bu kampa gitmekten kurtulur ve harap olmuş şehre geri döner. Film asıl o zaman başlamaktadır. Açlık ve sefaletle başa çıkmaya çalışan Szpilman’ın dünyasına konuk oluyoruz.

Film, Nazi işgali altındaki Polonya’da yaşayan halkın çektiği zulmü göstermektedir. Esir kampına gitmekten kurtulan ve sefil bir hayat süren ünlü piyanistin hikayesini konu alan bu filmi tek solukta izleyeceğinize eminim.

1940 yıllarında geçen bu film size ırkçılığı, savaşı, hüznü sonuna kadar hissettirecektir. Müziğin evrenselliğine, insanın içine zerk edişine ve ırkçılık hummasına nasıl şifa olduğuna şahit olacaksınız.

Din, dil, ırk demeden melodilerde buluşmak dileğiyle.

Hoşçakalın!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here