Eski Kuşakları Taşlama Bahsi

edepsiz sesi dağlarının,

hep bir uslu türküsünü fısıldar.

suçlusu olan gençlik çağlarının

din imanda saklanır.

ama, ipi “kuşağı” kayıp çocuk çağlarının

ama, duygusuz olan hasretlerinin

gözyaşlarının,

çelikten zırhları kesen gözlerinin,

hırsında saklıdır en delidizgin,

en utanmaz,

en uslanmaz akarsuları,

gözyaşlarının.

“dağlarının, dağlarının ardı nazlıdır”

havasına suyuna hürmet bu dağların,

havasına suyuna düşman kesilmiş,

din imanda saklanan.

ama, yedi güne sığdırsan bu dağları,

ama, yedi düvele meydan okutsan bu dağları,

bilirim çünkü,

havasına suyuna hürmet bu dağların,

en güzel duyguları besleyeniyiz bu çağların.

dizlerinin çimen yeşili ve 

mahmurluğunda çocukluğunun,

güzel fotoğraflarının,

tertemiz çocukların ve

kasa kasa çalınan baklavaların.

gökten kuşak bu,

onlarca rengin hepsi yüzünde.

en parlak gözleri ve gülümseyişi,

kedersiz günlerinin hasreti şimdinin,

şimdinin en sevdalı çocukları.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here