İmposter Sendromu

1
239

Merhabalar ! Şimdi sizlere birkaç soru soracağım, kendi içinizde ve bu sorulara dürüstçe cevap vermenizi istiyorum . Daha sonra yazıyla alakasını göreceğiz sorularımızın.

imposter sendromu-kibir
  1. Yaptığınız işte bazı başarılar elde ettiğiniz halde kendinizi kalifiye hissetmiyor musunuz ?
  2. Başarınız hakkında güzel yorumlar alınca rahatsız oluyor ve aslında o başarıyı hak etmediğinizi şans eseri başarıya ulaştığınızı mı düşünüyorsunuz ?
  3. Başarınızın nedeninin siz olmadığınızı düşünüp , gerçek ortaya çıkacak sahtekarlıkla suçlanacağım diye endişe mi duyuyorsunuz ?
  4. Hak ettiğinizden fazla övgü aldığınızı , aslında bulunduğunuz konuma layık olmadığınızı mı düşünüyorsunuz ?

Yukarıdaki sorulara “evet” cevabını verdiyseniz belki de siz de imposter sendromuna yakalanmış olabilirsiniz. Bunu dediğime göre sizi daha fazla meraklandırmadan bu sendrom da neymiş , sendromdan kurtulmanın yolu var mıymış bir bakalım.

İmposter sendromuna sahip olanlar
İmposter sendromuna sahip diğer insanlar
Herkes 😀

Kişi elde ettiği başarının dış faktörlerden kaynaklandığını, tamamen şans eseri olduğunu, aslında yetersiz bir sahtekar olduğunu ve geldiği yeri hak etmediğini düşünür. İnsanın başarısız olduğuna dair sürekli bir inanca sahip olup başarının içselleştirilmemesi de tanıma eklenebilir.

Yalnız değilsiniz! İnsanların %70’inden fazlasının bu sendroma sahip olduğu kayıtlara geçmiştir.

Ne yaparsa yapsın yetersiz olduğunu düşünen insanlar

Yetenekli ve yetkin olduğunuzu kanıtlayacak bir çok gösterge olmasına rağmen kendinizi yetersiz ve sahte hissetmenize bir isim vermişler diyebiliriz. “Imposter”in Türkçe karşılığı “sahtekar”dır . Bu yüzden sahtekarlık sendromu olarak da internette görmüş olabilirsiniz.

Sahtekarlık hissi

Yetersiz ve değersiz olduğunuzu düşündüren bu inanç sizi profesyonel hayatınızda çok ciddi etkileyebilir. Örneğin bir proje yapıyorsunuz diyelim , projeyi bitirdiğinizde olabilecek eleştiriler ve yetersizlikleriniz (sizce var olan) sebebiyle projeyi erteleyebilir veya hiç bitiremeyebilirsiniz.

Genel olarak kendinize inanmadığınız için küçük oynamaya başlayabilir ve bu inanç kariyerinizde yükselmekten sizi alıkoyabilir .

Fakat bu olumsuzluklar sizi hemen üzmesin . Albert Einstein , Michael Uslan , Jodie Foster da bu sendroma sahip-miş.
Albert Einstein’ın hayatının son dönemlerinde Imposter Sendromu yaşadığına dair kanıtlar bulunuyor. Örneğin son günlerinde tekrar tekrar “Yaptığım işe atfedilen abartılı itibar beni hasta ediyor” dediği biliniyor. “Kendimi üçkağıtçının teki olarak görmekten alıkoyamıyorum.” da dermiş.

Bu sendromla savaşmanın en etkili yolu bunun varlığı hakkında konuşmaktır. Yani bu sendromu kabul etmektir. Hayatınızın her anında olmasa da bazı zamanları yukarıda anlattığım gibi hissetmeniz çok normal . Sizin gibi birçok insanın var olduğunu bilmek de sizi iyi hissettirebilir. Yetenekleriniz konusunda kendinizi hafife almayın . Belki Einstein değiliz ama biziz , yanlışlarımızla – eksiklerimizle varız. Yeteneklerimiz var ve bunu kullanabiliriz . Bunu hak ediyoruz. Öneri bir video bırakıyorum buraya (altyazı seçeneği var) :

Kaynaklar:

https://medium.com/the-mission/3-ways-to-outsmart-imposter-syndrome-400aa3baa5c3

https://onedio.com/haber/einstein-in-bile-yasadigi-kendini-surekli-yetersiz-gorme-sanrisi-impostor-sendromu-698673

1 Yorum

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here