Uzun zaman sonra, herkese merhaba! Birinci yılımıza özel takdire şayan bir konudan bahsetmek istiyorum. O halde, davullar çalsın ve antimadde yazımız başlasın!

Antimadde kelimesi, ilk duyduğunuzda size ne çağrıştırıyor?

Belki maddenin tersi belki de karşıt maddeyi çağrıştırıyor olabilir mi?

Birkaç yönden bu şekilde düşünülebilir ama aslında durum hiç düşündüğünüz gibi değil. Bir maddenin nötronu, protonu ve etrafında bulunan elektronları vardır. Antimddede ise farklı bir durum söz konusu değildir. Aynı şekilde, aynı yapıda onun da nötronu, elektronu ve protonu vardır.

Peki Antimaddeyi “Anti” yapan şey nedir?

Antimaddeyi “Antimadde” yapan şey enerjidir. Enerjileri zıttır. Normal bir maddede, proton (+), elektron (-) iken anti proton (-), anti elektron (+) konumunu alır. Tabii, bunların “positron” gibi başka adları da oluyor ama ben sizin aklınızı daha fazla karıştırmayacağım.

Her şey basit ve sıradan gözüküyor değil mi? Durup “Neyi vardı bunun? Birinci yıla özgü bir yazı olabilecek tek nedeni, protonun ‘eksi’ olması mı?” diyebilirsiniz.

“E = mc²”ye göre, bir madde ve bir antimadde aynı oranda bir araya gelirse, yani bir milyon anti madde ve bir milyon madde, “BUUMMM” koskoca bir şehri yok edebilir. Madde ve antimadde bir araya gelince saf enerji ortaya çıkar ve aynı bir atom bombası gibi patlar ama ondan daha temiz ve daha güçlüdür.

Peki bu anti maddeyi biz mi üretiyoruz, nerede bulunur, nasıl depolanır?

İşte orası ayrı bir sıkıntı, üretmesi apayrı bir sıkıntı, depolaması da bir diğer sıkıntı olan antimaddeyi aslında kolaylıkla muzda bulabilirsiniz. Ne şakası yahu, cidden muzda bulabilirsiniz! Muzda bol oranda anti potasyum bulunur.

Bunun dışında süpernova patlamalarında antimadde açığa çıkıyor ve Güneş aracılığıyla dünyamıza ve biz canlılara sürekli antimadde geliyor. CERN’de yapılan deneylerde düşük oranlarda antimadde üretiliyor lakin kendilerini depolamamız şu anlık mümkün değil. (Atom bombası gibi olduğunu söylemiştim değil mi?)

Peki neden bu muz bizi patlatmıyor?

İşte bu çok basit! Muzda bol miktarda bulunabilir ama patlamaya yarayacak kadar anti potasyum yok ortada. Madde ve antimaddenin aynı ve belli bir kütlede olması gerekiyo. Örnek olarak bir elma veya bir ceviz büyüklüğünde antimadde, yeterli patlama oluşması için yeterli ama bu boyutta ve de bu çoklukta antimaddeyi bulabilir miyiz?

İşte asıl sorun, bunun bu kadar kolay olmaması.

Aslında anti maddeyle ilgili 3 plan vardır.

  • 1. Sınırsız ve Temiz Enerji: Belirli bir miktarda antimadde depolarsak bunu saf ve sınırsız enerjiye dönüştürebiliriz. Nükleer enerji üreten tesisler yerine antimadde üreten tesisler sağlarız ve ortadan çevre kirliliği, en önemli sorun olan radyasyon kalkar.
  • 2. Anti Yakıt: Yıldızlar arası yolculuklarda antimadde bir yakıt türü olarak kullanılabilir ki bilim insanları bu konu üzerine ciddi hayaller kurup, ciddi planlar yaptı.
  • 3. Silah: Patlıyor dedik bunun için. Bunu duyan devletler ise ne yaptı? Bilim adamlarına bolca para verdi ve antimadde bombası istedi. Peki bunu neden istedi? Atom bombasıyla bir şehri patlattıklarında yıllarca insanlar oradan uzak kalmak zorunda çünkü radyasyonun yıkıcı olmasının yanı sıra devam edecek nesil ve şehre yeniden gelecek insanlar için büyük bir engel oluşturuyordu. Ama, antimaddeyle bir şehri patlatırsanız, ortam sakinleştikten sonra o şehre girebilirsiniz. Yani sizin katil düşüncenizi bile temiz bir şekilde yapıyor.

Bir taraftan güzel, bir taraftan da korkutucu olabilecek antimadde konusunda pek de korkmamıza gerek yok aslında. Çünkü ne kadar gelişsek de antimadde üretme ve depolama konusunda bir o kadar da ilkeliz. Bu yüzden içiniz rahat olsun.

Bu yazımızın da sonuna geldik, okuduğunuz için teşekkürler. Bilimle kalın!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here