Öncelikle bir bakalım, Pythagoras (Pisagor) kimdir?

Pythagoras(Pisagor), MÖ 570 – MÖ 495 yılları arasında yaşamış olan İyonyalı bir filozoftur.Mısır ve Babil’de fen ve dini bilimler üzerine eğitimler almıştır. Bu eğitimler sırasında matematiğe olan ilgisi artmaya başlamış ve matematiğin kutsallığını görmüştür. Burada telli çalgılarda telin kısalmasıyla çıkardığı sesin inceldiğini fark etmiştir.
Müziğin matematiksel oranlara indirgenebileceğini düşünerek ”diatonik skalayı” keşfetmiştir.

Pisagor , müzikal dizinin temelini oluşturması açısından önemli adımlar atmıştır.

Mısır ve Babil’de hayatının tamamını geçirmemiş bir zaman sonra ülkesine geri dönmüştür.
Ülkesinde ders vermeye başlayan Pisagor yönetim baskı yaptığından bir süre sonra Croton‘a göç etmek zorunda kalmıştır.
Croton’da çabuk ünlenmiş ve Pisagor Okulu‘nu kurmuştur. Pisagor okulu hem dini hem de bilimsel eğitim veriyordu ve öğrenciler 2 gruba ayrılmıştı: Dinleyiciler ve  matematikçiler. Dinleyiciler başarılı olurlarsa ve matematikte kendilerini kanıtlarlarsa, matematikçi oluyorlardı.

Pisagor Okulu
Bir üçgende birbirine dik kenarların kareleri toplamı hipotenüsün karesine eşittir.

Ancak halk, Pisagor ve okulunun yanında çok durmamıştı hatta dini ve bilimsel çalışmalardan rahatsız olmuşlardı . Ne yazık ki halk en sonunda okulu ateşe vermişti. Pisagor ve öğrencileri diri diri yanarak hayatlarını kaybettiler. Pisagor’a ve oluşturduğu ekole ait birçok belge de bu yangında yok oldu. Bu yüzden Pisagor ile ilgili çok az bilgi günümüze kadar ulaşmıştır. En bilinen teoremi ise “Pisagor Teoremi” adındaki geometri formülüdür .

Pisagor’u bir nebze tanıdığımıza göre şimdi yazının diğer kısmına geçelim:

Pisagor’un Adalet Kupası

Şaka amaçlı da kullanılabilecek olan bu kupa -bir bardak düşünebilirsiniz- belli bir seviyeye kadar dolu olduğunda içindekini akıtmayan tabanında bir deliğe sahiptir. Eğer daha fazla doldurursanız içindeki her şeyi boşaltmak üzere Pisagor tarafından tasarlanmıştır. Derince düşününce aç gözlü olmamak gerektiği gibi bir sonuca ulaşıyoruz. “Aza kanaat etmeyen, çoğu bulamaz.” Atasözünün somut karşılığı da diyebiliriz bu kupaya.

adalet kupası

İnsanlar doğdukları zamandan itibaren hiçbir şeyleri olmadan uzun zaman yaşarlar. Paranın varlığını bilmezler. Fakat bu zamanlarda çoğu çocuk mutludur çünkü birlikteyken mutlu olduğu insanları görüyordur her zaman.

Peki ama büyüyünce maddi olarak da birçok şeye sahip olmamıza rağmen neden hep mutlu olamıyoruz?!

İnsanoğlu, bir şeyler elde ettikçe kazanmanın verdiği mutluluğu ya da o tarif edilemez duyguyu daha çok yaşamak ister. Sadece işine odaklanır ya da gireceği sınava ancak etrafında eskiden yanında olduğu için mutluluk duyduğu insanlar sıradanlaşır. Bu aynı yeni bir eşya aldığınızda ilk zamanlar günlerce onu izleyebilmeniz/kullanabilmeniz fakat sonra diğerlerinin yanına bırakmanız gibi bir şeydir.

Adaletsizliğin verdiği zulmün , gururun verdiği gafletin ve sonunda yaşanabilecek enkazın altında kalmamamız ümidi ile…

Evde adalet kupası yapmak isterseniz diye internette bulduğum bir videoyu da buraya bırakacağım. İyi eğlenceler 🙂

https://www.youtube.com/watch?v=3Vx2WeWWBUA

Kaynakça: https://slideplayer.biz.tr/slide/13966865/ https://www.bilimvetekno.com/bilim/ https://muhendistan.com/pisagor-kimdir/

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here